Diyarbakır Kent Konseyi, 32. Olağan Genel Kurulu'nu 24 Ocak Cumartesi günü Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü'nün korunması gündemiyle toplayacak. Ekolojist Zeki Kanay, dünyada bu kadar eski olup varlığını sürdürebilmiş başka bir bahçe olmadığını belirterek, ekolojik talanın kentin ana gündemi haline gelmesi ve halkın bu alanlara sahip çıkması çağrısında bulundu.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi ve yaşam alanlarının gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürürken, bu alanların korunması için de mücadele ediyor. Son yıllarda kentte ekolojik yıkım ve talanın arttığına dikkat çekilirken, Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü çevresinde yapılaşma ve ranta karşı mücadele eden belediye, koruma adımlarını büyütüyor.
Diyarbakır Kent Konseyi 32. Olağan Genel Kurulu, kentte son dönemde artan izinsiz yapılaşmalar ve işgaller gündemiyle toplanacak. Özellikle Hevsel Bahçeleri ve tarihi On Gözlü Köprü çevresinde yoğunlaşan plansız yapılaşmaların kent dokusuna verdiği zarar, konseyin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacak.
‘Varlığını sürdürmüş bu kadar eski bir bahçe yok’
Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri'nin dünyada eşi benzeri olmadığını belirten Kanay, alanın antik bir yerleşim yeri olduğuna dikkat çekti. Bahçenin tarihinin 2 bin 600 yıl öncesine dayandığını ve Asur yazıtlarında da geçtiğini aktaran Kanay, dünyada bu kadar eski olup günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş başka bir bahçe bulunmadığını vurguladı. Kanay, bin yıl önce Mervaniler döneminde Nasır-ı Hüsrev'in Diyarbakır Kalesi için 'Arabistan, Acemistan ve Türkistan'da benzerini ne gördüm ne de duydum' dediğini, Evliya Çelebi'nin ise burayı 'Cennet Bahçesi' olarak adlandırdığını hatırlattı.
‘Hevsel dünya mirasıdır’
1970'li yıllara kadar Diyarbakır halkının geçimini bu bahçelerden sağladığını ifade eden Kanay, Sur içinde de 12 eski bahçe bulunduğunu, Hevsel'de ise kaynaklarda 107 bahçenin adının geçtiğini söyledi. Hevsel Bahçeleri'nin 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alındığını hatırlatan Kanay, "O andan itibaren Hevsel sadece bizim değil, tüm dünyanın mirası haline geldi" ifadelerini kullandı.
Tehdit ve rant sorunu
Sur'a tam anlamıyla sahip çıkılamadığını dile getiren Kanay, Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO listesine girmesinin ardından rant çevrelerinin ilgisinin bu alana yöneldiğini vurguladı. Hevsel'de ciddi bir mülkiyet sorunu bulunduğunu belirten Kanay, şahıs arazileri, vakıf arazileri ve sahibi belirsiz alanların olduğunu, bazı vakıfların arazileri alarak ağaçları kestiğini anlattı. Kanay, o dönemde belediye ve Orman Bakanlığı arasında muhatapsız kaldıklarını ifade etti.
Kayyım dönemindeki tahribat projeleri
Kayyım döneminde Hevsel Bahçeleri'nin ranta açılmak istendiğini ve bu doğrultuda projelerin hayata geçirilmeye çalışıldığını anımsatan Kanay, Kırklar Dağı Projesi kapsamında 2017 yılında yamaca kafeler ve tesisler inşa edildiğini, bu alanların işgal edildiğini söyledi. Kanay, en büyük projenin Dicle Nehri'ni beton bir kanala dönüştürme girişimi olduğunu, DSİ eliyle 22 kilometrelik bir kanal yapılmak istendiğini, itirazlar üzerine çalışmaların durdurulduğunu aktardı. Bu süreçte ağaçların kesildiğini, Dicle kaplumbağalarının yuvalarının yok edildiğini ve Hevsel kelebeklerinin yaşam alanlarına göletler yapıldığını belirtti.
Talana izin verilmemesi çağrısı
Hiç kimsenin bu alanı işgal edip ranta sunmaya hakkı olmadığını vurgulayan Kanay, Diyarbakırlıların bu konuda daha hassas olması gerektiğini belirterek, "Burası halkındır ve talan edilmesine izin verilmemelidir" çağrısında bulundu.